NUR DERSi - NUR DERSLERi


 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
EN SON PAYLAŞILAN KONULAR
Konu Yazan GöndermeTarihi
Ptsi Mart 16, 2009 11:19 am
Ptsi Mart 16, 2009 11:19 am
Paz Mart 15, 2009 2:38 pm
Cuma Mart 13, 2009 1:54 pm
Cuma Mart 13, 2009 1:52 pm
Cuma Mart 13, 2009 1:50 pm
Perş. Mart 12, 2009 7:30 pm
Perş. Mart 12, 2009 11:55 am
Perş. Mart 12, 2009 11:53 am
Perş. Mart 12, 2009 10:53 am
Salı Mart 10, 2009 11:46 am
Paz Mart 08, 2009 10:41 pm
C.tesi Mart 07, 2009 4:18 pm
Perş. Mart 05, 2009 1:29 pm
Perş. Mart 05, 2009 1:21 pm
Perş. Mart 05, 2009 11:12 am
Perş. Mart 05, 2009 12:34 am
Perş. Mart 05, 2009 12:32 am
Perş. Mart 05, 2009 12:32 am
Perş. Mart 05, 2009 12:31 am
Perş. Mart 05, 2009 12:31 am
Perş. Mart 05, 2009 12:28 am
Perş. Mart 05, 2009 12:28 am
Perş. Mart 05, 2009 12:27 am
Perş. Mart 05, 2009 12:27 am

Paylaş | 
 

 Rasulullah (asm) ve yazı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
NurDersi
MuHakkiK
MuHakkiK
avatar

Mesaj Sayısı : 709
Kayıt tarihi : 30/01/09

MesajKonu: Rasulullah (asm) ve yazı   C.tesi Ocak 31, 2009 2:01 pm

Rasulullah (asm) ve yazı


Âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Peygamberimiz (a.s.m.)in yazı ile münasebeti de çok dikkate değerdir. Öyle ki O, ümmî olmakla beraber yazı hakkında vâki emirleri, ahval ve etvarı bizler için hakiki bir numune-i imtisaldir. Bu hususta da -o zaman Arabistanın son derece bedeviyetine nazaran- onu son derece kemal sahibi bir rehber olarak buluruz. Ve anlarız ki, O'nun (a.s.m.) yazı hakkındaki sünnetini (maalesef) bu asırda hakkıyla anlayabilmiş değiliz.

Rasulullah'ın ümmî olup, okuma-yazma bilmediğini şu âyet-i kerime bize haber vermekte ve ümmî olmasının hikmetini de beyan etmektedir: "(Ey Muhammed) sen bundan önce bir kitab okumuyordun, elinle de onu yazmıyorsun.Öyle olsaydı o zaman (Allah'ın sözlerini boşa çıkaramaya çalışan) iptalciler kuşkulanırlardı, (ama ne diye şüpheye düşüyorlar?)" (Ankebut: 48 ) Bundan açıkça anlaşılıyordu ki, Kur'an-ı Kerim ilâhî bir vahiydir. Eğer o okuma-yazma bilse idi -hâşâ- onu uydurduğu şüphesi akla gelebilirdi.


islâm'ın gelişi ve Medine'ye hicretle beraber Arap yarımadasına yazı açısından çok parlak bir çığır açılıyordu. Bunun en mühim tezahürü Kur'an-ı Keri'in muhafazası için yazıya geçirilmesi olmuştur.Hal böyle iken, zaten Kur'an'ın bizzat kendi emirleri "Yazma" hususunda mühim ve elzem emirler serdediyordu: Zira hicretten hemen sonra nâzil olan en uzun surenin -ve bütün Kur'an'ın- en uzun âyeti, günlük hayatın hukukî tarafına bakan yüzünde teferruatlı olarak yazmayı emrediyordu. Âyet, "Ey iman edenler!Belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğiniz zaman onu yazın..."diye başlar. Adaletli yazıcıdan, adaletle yazdırmadan, yazmadan üşenmemek gerektiğinden, ve yazana zarar verilmemesinden bahseder. (Bak. Bakara: 282)

Diğer taraftan rahmet Peygamberi (a.s.m.) şöyle buyurdu: "Eğer bir müslümanın nezdinde miras bırakmaya değer bir şeyi varsa, yanında yazılı bir vâsiyetnâme olmaksızın iki gece geçirmesi câiz olmaz." (Buhari, Kirab'ul Vesayâ, bab: 1)

Bedir gazvesinde esir alınanlar için adam başına dört bin dirhem fidye tesbit edilmişken, okuma yazma bilen esirler için sadece on müslüman çocuğuna yazmayı öğretmeleri istenmişti.Böylece müslümanlar yazıyı çok süratli biçimde öğrendiler ve o zamana kadar olmadığı biçimde kullandılar. Artık müslümanların bir müddet sonra onlardan öğrenecekleri bir şey kalmamıştır.Taberî'nin beyan ettiğine göre: Hz. Peygamber Muaz b. Cebel'i muallimlik için Yemen ve Hadramavt civarına göndermiş ve o, oralarda "yaz ilmi"ni öğreterek vilayetleri dolaşmıştır.

O zamanlar yazıya olan ihtiyaçları şu şekilde hülâsa edebiliriz: Bir taraftan Kur'an'ın muhafazası, diğer taraftan -yine O'nun emri üzere- borç senetleri yazılması;bir başka zaviyeden de, Rasûlullah (a.s.m.)ın bir devlet reisi olması dolayısıyla müslüman nüfusunun ne kadar olduğunu tesbit etmesi idi.Bunula beraber, zekât gelirleri, ganimetleri ve gazalara katılmak isteyenlerin isimleri, -devlet olmanın gereği olarak- kayıt altına alınıyordu. (Buhari'nin beyanlarına da bulunduğu üzere, İslâm ordusunun gazada bulunan ashab bir tarafa, bu gazvelere katılan hayvanlar bile ganimetlerden birer pay sahibidirler.Öyle ise bunların kayıt alrına alınmaları mutlaka lazımdı.Bununla beraber, gazalarda öncüler artcılar ve insanlarla hayvanat arasındaki ganimet paylarının aynı miktarda olmaması da -kayıtla beraber- iyi hesap yapmayı icabettiriyordu. (Baknz. Buhari: Kitabu'l-Cihadi ve's-Siyer, bab. 120)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nurdersi.forummum.com
 
Rasulullah (asm) ve yazı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
NUR DERSi - NUR DERSLERi :: İSLAMIN ŞARTLARI FIKIH KELAM HADİS VE TEFSİR DERSLERİ :: EHLİBEYT MUHABBETİ-
Buraya geçin:  
lemalarnuru@hotmail.com
Powered by phpBB © phpBB Group
Copyright © 2007 By Admin & Administrator
©PhPBB
Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Bir bloga sahip olmak