NUR DERSi - NUR DERSLERi


 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
EN SON PAYLAŞILAN KONULAR
Konu Yazan GöndermeTarihi
Ptsi Mart 16, 2009 11:19 am
Ptsi Mart 16, 2009 11:19 am
Paz Mart 15, 2009 2:38 pm
Cuma Mart 13, 2009 1:54 pm
Cuma Mart 13, 2009 1:52 pm
Cuma Mart 13, 2009 1:50 pm
Perş. Mart 12, 2009 7:30 pm
Perş. Mart 12, 2009 11:55 am
Perş. Mart 12, 2009 11:53 am
Perş. Mart 12, 2009 10:53 am
Salı Mart 10, 2009 11:46 am
Paz Mart 08, 2009 10:41 pm
C.tesi Mart 07, 2009 4:18 pm
Perş. Mart 05, 2009 1:29 pm
Perş. Mart 05, 2009 1:21 pm
Perş. Mart 05, 2009 11:12 am
Perş. Mart 05, 2009 12:34 am
Perş. Mart 05, 2009 12:32 am
Perş. Mart 05, 2009 12:32 am
Perş. Mart 05, 2009 12:31 am
Perş. Mart 05, 2009 12:31 am
Perş. Mart 05, 2009 12:28 am
Perş. Mart 05, 2009 12:28 am
Perş. Mart 05, 2009 12:27 am
Perş. Mart 05, 2009 12:27 am

Paylaş | 
 

 İSLAM DECCALI SÜFYAN

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
NurDersi
MuHakkiK
MuHakkiK
avatar

Mesaj Sayısı : 709
Kayıt tarihi : 30/01/09

MesajKonu: İSLAM DECCALI SÜFYAN   C.tesi Ocak 31, 2009 8:03 pm

SÜFYAN

(İSLÂM DECCALI)

Kamus-u Okyanus, bu kelime için “esami-i rical­den bir isimdir” der, yani mânâ aranmaya­cağına işa­ret eder. Âhirzamanda ge­leceği ve ümmetin karan­lık günler yaşama­sına sebeb olacağı sahih hadîslerle bildirilen ve şe­air-i İslâmiyeyi tahribe çalışan dehşetli ve mü­nafık bir şahıs. “Süfyanîler” ise Süfyan cereya­nıdır. İbn-i Cerir-i Taberî Süfyanîlerle alâkalı rivayet­leri Cami-ül Beyan’da (34:51) âyeti al­tında cem­’etmiştir.

Bir hadîste bildirilen Ahlas, Serra, Duhayma fit­neleri için bak: Tac Tercemesi 5.cilt 927.hadîs (Uzun süren ve in­sanların müs­bet ve menfî iki gruba ay­rıldığı mezkûr üçüncü fitne, Süfyanî fitneye işaret olsa gerektir.)

«Rivayetler, Deccal’ın dehşetli fit­nesi İslâm­larda olacağını gösterir ki, bütün ümmet isti­aze et­miş. (*) لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ Bunun bir tevili şu­dur ki: İs­lâmların Deccalı ayrıdır. Hattâ bir kısım ehl-i tah­kik, İmam-ı Ali’nin (r.a.) dediği gibi demişler ki: Onların Deccalı Süfyandır, İslâmlar içinde çı­ka­cak, aldatmakla iş göre­cek. Kâfirlerin Büyük Deccalı ayrıdır. (**) Yoksa Büyük Deccalın cebir ve cebe­rut-u mutlakına karşı itaat etme­yen şehid olur ve is­temeyerek itaat eden kâfir olmaz, belki günahkâr da olmaz.» (Şualar sh: 585)


(*) Kenz-ül Ummal cilt:11 sh:125 ve Ruh-ul Beyan cilt:8 sh:197


(**) Süyûtî, el-Orfu'l-Verdî fî Ahbari'l-Mehdî (el-Hâvî li'l-Fetâva): 2:234; Ahmed Zeynî Dahlan, el-Fütûhâtü'l-İslâmiye: 294; el-Berzenci, el-İşâa' fî Eşrâti's-Sâa': 95-99; İbn-i Haceri'l-Heytemî, el-Fetâva'l-Hadîsiyye: 36; Muhtasar u Tezkireti'l-Kurtubî: 133-134.


«1350 sene evvel Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın bir şakirdi ve es­rar-ı Kur’aniyenin dersini bizzat Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’dan alan Hazret-i Ali (R.A.).A.) meşhur ve mat­bu’ kasidesinde demiş ki:;

أَحْرُفُ عُجْمٍ سُطِّرَتْ تَسْطِيراً - بَاتَ بِهَا اْلأَمِيرُ وَالْفَقِيرَا (Haşiye)

وَاعْلَمْ بِأَنَّ الْوَقْتَ بَانَ وَاقْتَرَبْ - فَانْتَظِرُوا الدَّجَّالَ أَغْوَرى مَنْ كَذِبَ

ثُمَّ اعْلَمُوا مَعَاشِرَ اْلإِخْوَانِ - أَنَّ غُوَاةَ آخِرِ الزَّمَانِ

İşte bu kasidede Peygamber Aleyhissalâtü Vesse­lâm’dan aldığı derse bi­naen diyor ki:


“Huruf-u Arabiye acemî yani frengî hu­ru­funa teb­dil edildiği zaman, Deccal’ı inti­zar edi­niz.”» (Rumuzat-ı Semaniye 4.Remiz) (Hz.Ali Efendimizin kasidesi mat­bu’ Mecmuat-ül Ahzab 1.cilt sh: 595)


“(Hâşiye): Cây-ı dikkattir ki, frengî hurufatını öğ­retmek için Ramazan gecelerinde çoluk ve çocuğa, zengin ve fukaraya dersin şenaatine işareten, kasi­dede bir nüshada

بَاتَ بَاتَ بِهَا اْلأَمِيرُ وَالْفَقِيرَا

yani gece işle­mek tabiriyle işaret ediyor.”


Diğer bir hadîs-i şerifte de mealen şöyle buyuru­lu­yor:


«Sizleri benden sonra vuku bulacak yedi fitne­den sakınmaya davet ederim: Medine’den çıkacak bir fitne, Mekke’den çıkacak bir fitne, Yemen’den çıkacak bir fitne, Şam’dan çıkacak bir fitne, şark­tan çıkacak bir fitne, garbdan çıkacak bir fitne. Bir fitne de Şam’ın merkezinden zu­hur eder ki, işte bu Süfyanî’nin fit­ne­sidir.» (Ramuz-ul Ehadîs sh:18)


Bu rivayetin te’vilini bu mesele izah etmektedir.


Evet «Rivayetlerde, vukuat-ı Süfyaniye ve hâdisat-ı istikbaliye Şam’ın etrafında ve Arabistan’da tasvir edilmiş. (*) Allahu a’­lem, bunun bir te’vili şudur ki:


Merkez-i hi­lafet eski zamanda Irak’ta ve Şam’da ve Medine’de bulunduğundan, raviler kendi içtihad­larıyla -daimi öyle kalacak gibi, mânâ verip “merkez-i hükû­met-i İslâmiye” yakınlarında tasvir etmişler, Haleb ve Şam demişler. Hadîsin mücmel haberlerini, kendi içti­hadlarıyla tafsil etmişler.» (Şualar sh: 585) (*) (Sahih-i Müslim cilt:8 hadîs:2937)


Kitab-ül Feteva-yı Hadîsiyye, Ahmed Şehabeddin bin Hacer-il Heytemî adlı eserin 30. sahifesinde ve Kenz-ül Ummal, 14. cild 272. sa­hifede ve 39639, 39677. hadîs­lerinde ve diğer bazı hadîs kitablarında “Süfyan”dan bah­sedilir.


­Diğer «Bir rivayette, “İslâm Deccalı Horasan ta­raf­larından zuhur edecek” de­nilmiş. (*)

لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ Bunun bir te’vili şudur ki: Şarkın en cesur ve kuvvetli ve kesretli kavmi ve İslâmiyetin en kahraman ordusu olan Türk mil­leti, o rivayet zamanında Horasan taraflarında bulu­nup daha Anadolu’yu vatan yapmadığından, o zaman­daki mes­kenini zikretmekle Süfyanî Deccal onların içinde zuhur edeceğine işaret eder.


Garibdir hem çok garibdir. Yediyüz sene müd­de­tinde İslâmiyetin ve Kur’an’ın elinde şeref-şiar, barika-asa bir elmas kılınç olan Türk milletini ve Türkçülüğü, muvakkaten İslâmiyetin bir kısım şea­irine karşı isti­mal etmeğe çalışır. Fakat muvaffak ol­maz, geri çe­kilir. “Kahraman ordu, dizginini onun elinden kurtarıyor” diye rivayetlerden anla­şı­lıyor.» (Şualar sh: 596) (*) Mişkât-ül Mesabih cilt: 3 sh: 38 ve Kenz-ül Ummal cilt: 14 sh: 559 hadîs: 9685


Bediüzzaman Hazretleri, 1948 senesinde Afyon Mahkemesinde “İnkılaplar aleyhinde­dir” tarzında it­ham­larla mahkûm edilmek istenilmiş, fakat karar Temyiz’ce bozul­muştu. Mahkûmiyet kararı yolunda ısrar eden iddia maka­mına verilen cevapta aynen şöyle deniliyor:


«Acibdir ki; savcı müddeî iftiralı ittiham­name­sinde en ziyade iliştiği ve Said’in itti­hamına medar yaptığı, Siracünnur’un âhi­rindeki Beşinci Şua’ın mes­’e­lelerinde Said demiş ki:


“Başa şapka koymağa cebreden Süfyan öyle deh­şetli istibdadla hareket eder ki, bir cani yü­zün­den yüz köyü harab eder.. bir asi yü­zünden binler masumu mahveder.” dediği fıkra için Said’in mah­kûmiyetine pek mu­sırrane çalışıp demiş ki: “Atatürk’ü tahkir edip, inkı­lâblar aleyhindedir.”


Cevab: Yine o cevab veren Nur şakirdle­rin­den Abdürrezzak namında birisi diyor ki:


İşte o davanın doğruluğuna delâlet eden yüzer emareden tek bir emaresi: 1938’deki Dersim faci­asında binler masumları, ihtiyar kadınları hem öl­dür­tüp hem ateşlere atmak ve bir isyan tevehhümü ve ih­timali yü­zün­den yaktırması; bu Beşinci Şua’ın o hük­münü kat’î hakikat olarak gözlerine soku­yor.


Acaba bin seneden beri bir milyar şühe­dayı ha­ki­kat-ı Kur’an ve iman yolunda feda edip şe­hid ve­ren ve bütün mefahiri İslâmiyetle tahak­kuk eden ve âlem-i İslâmın en büyük ordusu ve kahraman mil­leti olan Türk’e bü­tün bütün mahi­yetlerine zıd ve bütün ec­dad­larını darıltan, inciten, manen ihanet eden ve neslen hiç Türklükle münase­beti olmayan bir adama, Türklerin ceddi ve bü­yük ba­bası namını ver­mek; ne de­rece Türklüğe bir adavet ve ihanet olduğu anla­şılmıyor mu?


Abdürrezzak ve saire»


(Elyazma Rumuzat-ı Semaniye Risalesi Gayr-i Matbu’)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nurdersi.forummum.com
 
İSLAM DECCALI SÜFYAN
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
NUR DERSi - NUR DERSLERi :: RİSALE-İ NUR ÖZEL BÖLÜM :: AHİRZAMAN VE KIYAMET ALAMETLERİ ÖZEL BÖLÜM-
Buraya geçin:  
lemalarnuru@hotmail.com
Powered by phpBB © phpBB Group
Copyright © 2007 By Admin & Administrator
©PhPBB
forum kurmak | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Kendi blogunuzu yaratın